arşiv

‘Biyografi’ kategorisi için arşiv

Hz. Hamzanın Özellikleri

Salı, 30 Kas 2010 14 yorum

Hz. Hamza özellikleri, Hz. Hamza’nın hayatı, Hz. Hamza nasıl biri, Hazreti Hamza hakkında bilgi

Abdullah ibni Mes’ûd buyuruyor ki:

Müşriklerden Velîd adında birinin bir putu vardı. Safâ tepesinde toplanırlar, bu puta ibâdet ederlerdi. Bir gün Peygamber efendimiz, onların yanına gitti ve onları îmâna da’vet etti. Kâfir olan bir cinnî, o putun içine girdi ve sevgili Peygamberimiz için uygun olmayan sözler sarfetti. Peygamber efendimiz üzüldüler.

Teşrif eder misiniz?

Başka bir gün şahsını görmediği bir kimse, Peygamber efendimize selâm vererek dedi ki:

- Yâ Resûl! Kâfir olan bir cinnî sizin için münâsib olmayan şeyler söylemiş. Ben, onu bulup boynunu kestim. Arzû buyurup, yarın Safâ tepesine teşrif eder misiniz? Siz, yine onları İslâma da’vet ederseniz, ben de o putun içine girip, sizi medhedici sözler söylerim.

Peygamber efendimiz, Abdullah ismindeki bu cinnînin arzûsunu kabûl ettiler. Ertesi günü oraya gittiler ve yine müşrikleri îmâna da’vet ettiler. Müslüman cinnî, müşriklerin elindeki putun içine girip, sevgili Peygamberimizi ve İslâmiyeti anlatan güzel sözler ve beyitler söyledi.
devamını oku…

Artık Büyüdüm Emir Resimleri Çağatay Ulusoy Kimdir biyografi

Cuma, 05 Kas 2010 17 yorum
Artık Büyüdüm Emir Çağatay Ulusoy Artık Büyüdüm Emir Resimleri Çağatay Ulusoy Kimdir biyografi

Artık Büyüdüm Emir Çağatay Ulusoy

ÇAĞATAY ULUSOY BEST MODEL 2010 İÇİN HAZIRLANIYOR Cey Ajans bünyesinde mankenlik yapan Çağatay Ulusoy, 2010 Best Model için hazırlanıyor. Bugüne dek Aşkı memnu dizisi,akın-klip(başrol),maskeli balo dizisi,fo-re spor katalog çekiminde yer alan Çağatay Ulusoy 1,90 boyunda ve 82 kilo..Ayla Algan oyunculuk eğitimi,mankenlik yürüyüş dersi alan Ulusoy’un geleceği oldukça parlak görünüyor..

(Magazinsel.com)

Anneliese Michel Kimdir Videosu İzle

Cumartesi, 23 Eki 2010 yorum yok

Anneliese Michel, Anneliese Michel Kimdir, Anneliese Michel Biyografisi, Anneliese Michel Özgeçmişi, Anneliese Michel Hikayesi, Anneliese Michel Videosu izle

1952 doğumlu Anneliese’in mutlu yaşamı; 1968 yılında bir gece, kendini kontrol edemediği bir şekilde kasılırken bulduğunda tamamıyla değişir. Psikiyatristler sürekli devam eden bu olağan üstü krizlere “epilepsi” teşhisi koyarlar.

1070-75 yılları arasında ataklar sıklaşır ve Anneliese gündelik yaşamında da şeytani görüntüler ve hayaller görmeye başlar. Aynı zamanda koyu katoliktir ve bir süre sonra ruhuna şeytan girdiğine inanmaya başlar. İblislerin kendisine emirler verdiğini doktorlara anlattığında doktorların ve verdikleri ilaçların kendisine yardımcı olamayacağını anlar.

1973 yılında katolik kilisesinden “şeytan çıkarma” işlemi için izin istenir. Kilise buna izin vermez ve medikal tedavinin devam etmesi gerektiğini belirtir. Ancak ataklar artarak devam eder ve 74-75 yılları arasında kliseye defalarca başvuru yapılır. Klisenin tavrı nettir. Anneliese’nin daha dindar bir yaşam sürmesi gerektiğini söylerler.

Ataklar sırasında Anneliese’nin kendine ve ailenin diğer fertlerine zarar vermeye başladığı, karınca ve örümcek yiyerek beslendiği ve yemek yemeyi red ettiği 75 yılının son baharında Almanya Katolik Klisesi sonunda “The Great Exorcism”in uygulanmasına izin verir ve bu iş için iki rahip atar.

1975 Eylül- 1976 Temmuz ayları arasında “şeytan çıkarma” seansları haftada 1 ya da 2 kez olmak üzere gerçekleştirilir. Bu arada Anneliese hiç bilmediği bir dilde konuşmaya başlamıştır. Kesinlikle yemek yemez, iblislerin buna izin vermediğini düşünür. İlaçla uyutularak gıda verilmeye başlanır. Ataklar azalmaz. Hatta zaman zaman kısmi felç geçirir. Daha öncekilere oranla daha kendini bilmez şekildedir. Medikal tedaviye son verilmiştir. Seansların detaylarını saklamak amacıyla 40′a yakın ses kasedi kaydedilmiştir.

Son “şeytan çıkarma ayini” 30 Haziran 1976′da gerçekleşmiştir. Bu sırada Anneliese zatüreeye yakalanmıştır. Vücudu tamamıyle halsiz kalmıştır. Ayinler sırasında obsesif şekilde yaptığı hareketleri bile yapamaz durumda bulur kendini. Annesi Anna Michel kızının ölümünü ertesi gün, 01 Temmuz 1976′da kaydeder. Otoritelere haber verilir ve savcı hemen konuyu soruşturmaya başlar.

Ailesi ve rahipler hakkında dava açılır. Ölüm sebebi açlıktır. Dava Avrupa’da uzun süre ses getirir. Doktorlar, rahipler, ses kayıtları dinlenir. Psikologlara göre bu durumun sebebi genç kızın ailesi ve rahiplerdir. Anneliese’yi farkında olmadan yanlış etkilemeleri sonucu ölümüne sebep olmuşlardır. (Doctrinaire Induction) Sonunda aile ve rahipler suçlu bulunup, 6 ay ceza almışlardır.

Daha sonra Alman Katolik Kilisesi bir açıklama yapmış ve Anneliese’nin vücuduna şeytan girdiğini yalanladı. Bu açıklamanın ardından Katolik klisesi “şeytan çıkarma” ayini ve kurallarını tanımladığı “Rituale Romanum”u incelemeye aldı. 1999 yılında Kardinal Medina Estevez, Vatikan’da gazetecilere 1614 yılından beri Katolik klisesi tarafından kullanılan “Rituale Romanum”un yeni versyonunu sundu. Yeni adı De exorcismis et supplicationibus quibusdam (of exorcisms and certain supplications) olan yeni döküman “exorcism” ve kurallarını Katolik Kilisesi için yeniden tanımlamış oldu.

emir kusturica kimdir biyografi özgeçmişi

Pazar, 10 Eki 2010 yorum yok

Emir Kusturica 24 Kasım 1954 yılında Bosna-Hersek’in Saraybosna kentinde doğdu.
Sinema eğitimini Çekoslovakya’da Prag sinema okulunda FAMU tamamladı. 1973′ten başlayarak önce kısa filmler, sonra Saraybosna TV’si için televizyon filmleri çekti. İlk filmi olan 1981 yapımı Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? ile büyük başarı elde etti. Venedik Film Festivali’nde En İyi İlk Film Altın Aslan’ını alan bu filmden sonra Kusturica’nın neredeyse her filmi bir ödül aldı. İkinci filmi olan Babam İş Gezisinde (1985) Cannes Şenliği’nde bir Altın Palmiye ile ödüllendirildi. Üçüncü filmi, 1989 yılında çevirdiği Çingeneler Zamanı ise Kusturica’nın uluslararası ününe ün kattı ve ona Cannes Şenliği en iyi yönetmen ödülünü kazandırdı.
Kusturica daha sonra, yanına değişmez görüntü yönetmeni Vilco Filac’ı ve bestecisi Goran Bregovic’i de alarak Amerika’ya gitti. Orada çektiği “Arizona Dream/Amerikan Rüyası” (1993), yönetmenin herhangi bir festivalden büyük ödülle dönemeyen ilk filmi olsa da, 1993 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı’yı ve Özel Jüri Ödülü’nü almayı başardı. Filmin uyandırdığı duygular, yine çoğunlukla hayranlık oldu. Bu çok özel film, çevrildiği ülke Amerika’da gösterime bile giremezken, Avrupa’da büyük ilgi gördü ve geniş bir seyirci kitlesine ulaşabildi.
1995 yapımı “Underground / Yeraltı”, Cannes Şenliği’nde bir bomba gibi patladı ve Kusturica’ya ikinci Altın Palmiye’sini kazandırdı. 1998 yapımı “Black Cat White Cat / Kara Kedi Ak Kedi” ise aynı yıl Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan’ı aldı.
Çağımızın en büyük görüntü yaratıcılarından biri, hatta kendi kuşağı içinde birincisi olan Kusturica, sinemasal görüntü denen ve artık en iyi, en etkili örneklerinin geçmişte kaldığı düşünülen bir alanda, son derece zengin ve etkileyici bir görsellik yaratarak büyük başarı kazandı. Genellikle çingenelerin yaşamını konu alan filmlerinde hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan çingenelere önemli roller vermesiyle de ilgi çekti. Onların renkli yaşamını ve özgürlüğünü filmlerine büyük bir başarıyla, bazen traji-komik olaylarla yansıttı. 1988 yılında Columbia Üniversitesi’nde yönetmenlik dersleri vermeye başlayan Kusturica, bir süre “Zabranjeno Pusenje” ya da diğer adıyla “Emir Kusturica & No Smoking Orchestra” adlı grupta bas gitar çaldı. 2001 yılında çektiği “Super 8 Stories / Süper 8 Öyküleri” adlı belgesel film, bu orkestrayı konu alıyordu.
Kusturica, yalnızca filmleriyle değil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, 1993 yılında Sırbistan’ın aşırı milliyetçi lideri Vojislav Seselj’i düelloya davet etti – Belgrad’ın merkezinde, güneşin tam tepede olduğu saatte, Seselj’in seçtiği bir silahla. Seselj, Kusturica’nın bu davetini “bir sanatçının ölümüne neden olmakla suçlanmak istemediği için” reddetti. Kusturica, 1995 yılında da Belgrad Uluslararası Film Festivali’nde Yeni Sırbistan Hakları Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic’i yumruklayarak yere devirdi.
Film çalışmalarına halen devam eden Kusturica, 2002 yılında bitmesi planlanan “The Nose / Burun” adlı yeni bir çingene filmi üzerinde çalışıtı.24 Kasım 1954, Saraybosna, Bosna Hersek.
2001′de belgesel film yapmaya başladı. 1986’dan beri gitar çaldığı çingene tekno-rock grubu ‘No Smoking’ orkestrasının turlarında yaşadıklarını anlattığı Super 8 Stories / Süper 8 Hikayeleri ile Chicago Uluslararası Film Festivali’nde ‘En İyi Belgesel Film’ dalında ‘Gümüş Plaket’ kazandı.
Life is a Miracle / Bir Mucizedir Yaşamak (2004) ise Cannes Film Festivali’nin yarışma filmleri arasında yer aldı.

Emir Kusturica Filmleri

* Сјећаш ли се Доли Бел (Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?, 1981)
* Отац на службеном путу (Babam İş Gezisinde, 1985)
* Дом за вешање (Çingeneler Zamanı, 1989)
* Arizona Dream (Amerikan Rüyası, 1993)
* Underground (Yeraltı 1995)
* Black Cat White Cat (Kara Kedi Ak Kedi, 1998)
* Super 8 Stories (Süper 8 Öyküleri, 2001)
* Life is a Miracle (Hayat bir Mucizedir, 2004)

mario vargas llosa kimdir

Cumartesi, 09 Eki 2010 1 yorum

Mario Vargas Llosa, (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.

Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba’da yetişti. Lima’daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi’nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya’da Madrid Üniversitesi’nde doktora yaptı.

Yayınlanan ilk eseri 1952′de basılan “İnkanın Kaçışı” adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. “Cuadernos de Composiction” ile “Literatura” dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris’te yaşadı. İlk romanı “Kent ve Köpekler” 1963′de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.

3 yıl Londra’da yaşadı. 1969′da ABD’de Washington Üniversitesi’nde ders verdi. 1970′te Barselona’ya yerleşti. 1974′te Lima’ya döndü.

1990′da Demokratik Cephe’nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı.[1] Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ve ustalarındandır. Halen eşi ve üç çocuğuyla birlikte Avrupa’da yaşıyor.

Eserleri
Öykü

* Başkanlar
* Elebaşılar Hergeleler (1992)

Roman

* Kent ve Köpekler (1963, 1984)
* Yeşil Ev (1966, 1984)
* Köpek Yavruları (1967)
* Katedralde Konuşma (1974)
* Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu (1973, 1988)
* Mayta’nın Öyküsü (1992)
* And Dağları’nda Terör (1993)
* Julia Teyze (1977, 1994)
* Don Rigiberto’nun Not Defterleri (1999)
* Masalcı (1996)
* Palomino Molero’yu Kim Öldürdü (1986, 1991)
* Üveyanne’ye Övgü (1994)
* Dünyanın Sonunu Getiren Savaş (1982)
* Teke Şenliği (2003)

Oyun

* İnkanın Kaçışı (1952)
* Tacnalı Bayan (1981)

Edebiyat Eleştirisi

* Garcia Marquez: Bir Tanrı Katilinin Öyküsü (1971)
* Sonsuz Cümbüş: Flaubert ve Madam Bovary (1975)
* Sartre ve Camus Arasında (1981)

Harezmi Kimdir

Salı, 05 Eki 2010 yorum yok

Harezmi’nin Hayatı, Harezmi Kimdir, Harezmi Biyografi, Harezmi Hakkında Kısa Bilgi, Harezmi YaptıklarıEl Harezmi veya El Harzemi

(Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el Harezmi)

Harizm 780 – Bağdat 850

Türk kökenli Matematik ve Astronomi bilginidir. Cebir ve Astronomi bilimlerinde önemli eserler yazmıştır. Harizmi’nin Ahmed, Muhammed ve Hasan adlı üç çocuğu olup, hepsi de Matematik bilimi üzerinde ciddi çalışmalarıyla tanınır.

Hive bölgesinde bir Türk şehri olan Harizm’den Bağdat’a gelerek zamanın alimlerinden ders aldı ve kendini yetiştirdi. Harizmi, zamanın Abbasi Halifesi Me’mun’dan yardım ve destek gördü. Bağdat’taki Saray Kütüphanesi’nin idaresi kendisine verildi. Matematik ve Astronomide araştırmalar yaptı.

Doğu ve Batı ilim aleminde Cebir’e yaptığı katkılarla ün yapıp, tanınan Harizmi; bu sahada ilk eser sahibidir. Eserlerinde Avrupa’nın bilmediği “sıfır”ı kullanıp, cebir işlemlerini geometrik düşüncelerle temellendirdi. Harizmi, “Kitab’ül Muhtasar fi Hesab’il Cebri Mukabele” adlı eserinde, “cebir” kelimesini Matematiğe kazandırdı. Cebir konuları metodik ve sistematik olarak ilk defa ortaya koydu. Zamanın matematiğine yeni bir yön vermiştir.

Latince’ye çevrilip, Avrupa’da yüzyıllarca faydalanılan, “Kitab’ül Muhtasar fi Hesab’il Cebri Mukabele” ‘nin Arapça aslıyla Batı dillerine tercümesi Avrupa ve Amerika’da yayınlandı. Eser; bir önsöz, beş bölüm ve bir de ek bölümden meydana geliyordu. Muhteva olarak; birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözüm şekilleri, bilinmeyenleri, çeşitli cebir hesaplamalarını misallerle açıkladıktan sonra; nazari ve tatbiki hesaplama şekilleri, zamanın hükümet işlerine ait hesapların yapılması, kanalların açılması, bina yapımı, esnaf ve tüccar için lüzumlu işaretleri kapsıyordu. İkinci önemli eseri: “Kitab-el Muhtasar fi hisaballindi” isimli kitabıdır. Arapça aslı mevcut olmayan, Cambridge Üniversitesi’nde bulunan ve “Algoritmi de numero indoram” adlı Latince kitaptır. Bugünkü “logaritma” terimi, Harizmi’nin bu eserinde Latince,”algazizmi” olarak geçtiği sanılmaktadır.

Sadullah Paşanın Hayatı

Salı, 28 Eyl 2010 yorum yok

sadullah paşa Sadullah Paşanın Hayatı

Sadullah Paşanın Hayatı

Sadullah Paşa’nın doğumundan ölümüne kadar hayatını anlatan kısa yazı ödev niteliğinde

Tanzimat devri devlet adamı ve şâir. 1838?de Erzurum?da doğdu. Babası çeşitli illerde vâlilik yapmış Esad Muhlis Paşadır. İyi bir tahsil gören Sadullah Paşa, babasının kontrolünde özel hocalardan Arapça, Farsça, Fıkıh, Akaid, Tabiiyye, Kimyâ ve Fransızca dersleri aldı.
1853?te ilk memuriyetine başlayarak, mâliye Vâridat Kaleminde vazifelendirildi. Üç sene kadar burada çalıştıktan sonra, Bâbıâli Tercüme Odasına geçti. Kısa zamanda memuriyette derecesi yükseldi ve sırasıyla Mesahib Kalemine (1866), Şûrâ-yı Devlet Maârif Dâiresi Başmuavinliğine (1868) ve ardından da Başkitâbetine (1870) geldi. Dîvân-ı Hümâyun Tercümanlığına (1871), Dîvân-ı Hümâyun Amedliğine ve Defter-i Hâkânî Nezâretine (1874), Temyiz Mahkemesi Reisliğine (1876), Ticâret Nezâretine ve Sultan Murâd?ın tahta geçmesiyle de Mâbeyn Başkâtipliğine (1876) tâyin edildi.
Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında, Bulgaristan Meselesini yerinde incelemek üzere Filibe?ye gönderilen komisyona başkanlık yaptı. Bu vazîfesini tamamladıktan sonra Berlin?e elçi olarak gönderildi. Buradayken Ayastefanos Antlaşması ile Berlin Kongresine ikinci murahhas olarak katıldı. Berlin?deki başarılı çalışmalarından dolayı vezirlik rütbesi verildi (1881). 1883?te Viyana Büyükelçiliğine tayin edildi. 1891?de Viyana?da intihar etti. Cenâzesi İstanbul?a getirilerek Sultan Mahmud Hanın türbesinin bahçesine gömüldü.
Sadullah Paşa, devlet adamlığı yanında edebiyatla da uğraşmıştır. Fakat yazdıklarının pek çoğu ele geçmemiştir. Yazdıklarının içinde en önemlisi On dokuzuncu Asır manzumesidir. Bu manzumede batının ilerlediği müspet ilimlere, Türklerin de ayak uydurması gerektiğini savunmaktadır. Sadullah Paşanın batı dillerinden yaptığı tercümelerin en meşhuru Göl adlı eseridir. Berlin Mektupları, Charlottenbourg Sarayı, Paris Ekspozisyonu, Cevdet Paşaya Mektup, bilinen eserleridir. Berlin Mektupları, Tanzimat devri seyahat edebiyatının ilk örnekleridir.

Alican Gebeş Kimdir Ali Can Gebeş Biyografi

Cuma, 24 Eyl 2010 1 yorum

Alican Gebeş Kimdir, Resimleri, Alican Gebeş Hakkında Bilgi, Kurtlar Vadisi, Ali Can Gebeş Biyografisi

Alican Gebeş Kadıköy maarif koleji ve Anadolu lisesinden mezun olmuştur. Mesleki bilgileri olarak film yapımcılığı ve reklam tanıtım ve organizasyon işlerinde bir çok başarılı yapıtın çalışmasına imzasını atmıştır. Bunun dışında Kurtlar vadisi dizisinin 2007 yılında yönetmen yardımcılığını da yapmıştır. Alican Gebeş ile daha detaylı bilgiler birazdan eklenecektir.